ECE's profileHayLAZin YERIne HOSGELDI...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
|
November 15 Mutluluk ayrintilarda gizlidir...Bazen bir sabun, bazen bir renk, bazen bir bakiş...Bir akşam ansızın buldugumuz sabun dükkani beni çok mutlu etmişti...Oysa, hiç de kolay mutlu olan bir yapım yoktur benim...Ancak, sunum, renk, koku ve fiyat son derece iyi olunca, haliyle bende mutlu oldum, onları keşfetmekten. Galata kulesine giderken, yol ustunde bu kucuk dukkan. Kokulara oldugu kadar, renklere ve gorselliğe de merakım sonsuz...Bu sabunlar arasında kaybettim kendimi:) Nerdeyse burnum dusecekti, özenle kokladım hepsini...Mint, aralarında en süper kokulu olanıydı ve rengine de hayran kalmamak elde değildi. Kayısılı, çilekli (Çılaklı:))))) derken aldım birkaç tane. Aldım almasına da, esas soylemek istediğim konu farklı. Recycle kagıttan yapılan minik torbacıklara koyuyorlar bu sabunları, ustunde kurdeleli süsler falan, ya özenle hazırlamışlar yani. Eeee super...Birden dustu jeton sonradan...Galata kulesi musterisi malum coğunlukla turistler...Peki şu özeni neden biz kendi kendimize gostermeyiz ki? Hiç anlamam. Adamlar geliyor diye buyuk olasılıkla gösterilen bu itina...Guzel, memleketi yabancılara iyi tanıtmak, onlara duyarlı davranmak daha bir iyi. Aynı ozenin 100 katını ise, biz hak etmiyormuyuz ? Gerçi bu konuda doğrulayıcı bir kanıt yok. Belki, herkese karşı aynı ozeni gosteriyorlardır, bunu bilemem...Ayrıca, dukkanda bizimle ilgilenen arkadaşta son derece nazikti. Durum böyle olunca, bende onları buraya taşımaya karar verdim. Bunu hak ettiler dogrusu:) Yukarda ki fotolardan daha var. Onları da yuklerim bakar kendiniz karar veririsiniz:) Şimdi değil gerçi, acil tlf geldi, çıkmam gerek...Bu arada mail adresleri de var...Ordan kendiniz de bakabilirsiniz. Gerçi ben daha bakmadım ama:) isteyenler için yazayım: homespaluxe.com
October 29 Bende arada cukulata yemegi severim...MECHULE MEKTUP...
Gidene uzulmek, gelene sevinmek :) Nasıl bir kaostur, hic anlamam...Hayat, bir takım kati kurallari insana dikte eden bir diktator, gercekte. Bize dikte ettiklerini bal gibi bilsekte, bir turlu kabullenemeyiz, kabullenmek istemeyiz. Bu kabullenmeyisin kendi korkularimizla yuzlesmemek adina oldugunu farkettigimizde ise, olay cozulmustur aslında. Herkesin bu dunyada bir nosyonu ve vadesinin varolduguna inanan biri olarak ben,
Cevremizde ki kisileri:
kendi yukumluluklerini yerine getirmeye calisirken, destege karsilik destek veren olarak tanimlayabilirim. Bu tanim bazilarini incitecek sanki, ama bence isin dogrusu bu. Evet gidenİ BİR DAHA GOREMEMEK guc bir durum katiliyorum. Ama, esas destek, Allah'tan geliyor. Tek değismez guc, Allah'tan, Yaradandan...
Sevgisi, ilgisi yani kisaca DESTEGI almak istenilebilecek tek GUC. Tek onemsenecek...Giden, bize ve hayata vermesi gerekeni verdikten sonra, gidiyor. Tamamliyor, yapmasi gerekenleri, ama eksiksiz tamamliyor ama eksikli...Elinden geleni yapiyor yani, sonucta.
Giden ardindan uzulusler; biraz da kaybedilen guc adina degilmidir ki? Yazgimizda, ne varsa, ne yapmamiz gerekiyorsa, onu yapmaya cabaliyoruz...
GERCEKTE HEP TEK BASIMIZAYIZ...
Oyleyse, neden bu serzenisler, haykirislar?...Olani olgunlukla karşılayabilecek duruma gelmeden, ilahi isleyisin bize yeni yukler yuklemeyeceğini dusunursek, ne gelen ne giden durumumuzda fark yaratmayacaktır.
Geriye donuk yasamayi kabullenenleri hic anlayamiyorum. Gecmisi birakip, fazla bugun, az yarin olarak olusturdugunuz bir renkte, ne beyazda ne siyahta; yani gri de bulusalim...
Griyi kabullenirsek,
siyahi nasıl beyaza çevireceğimizi ve beyazi nasil elde tutacağimizi
kesfedersek,
Gidene huzur dolu bir gule gule diyebiliriz, gereğince tesekkur edebiliriz.
Ozlem, grinin icinde ki biz icin bir odulleme aslında !...
Bende arada cukulata yemegi severim:)
Ben,
HAYLAZ
Sevgili Arkadasima diyorum ki, uzulme arkadasim, annen emin ellerde ve az ya da cok gorevini tamamlayip buralari terk ederken belki de mutlu...
Bunu bilemeyiz. Ben sana onun verdigi turde olmasa da, destek verecegim, belki de bunun icin kesisti yollarimiz, bunu ancak Allah bilir.
Lutfen birak onu, huzurla yeni yerine yol alsin, tabii arada cukulata ye...Ye ama, sakin fazla yeme, alerji yapar ve sagligini bozar.
Tabii ki, benden ve cevrendekilerden destek bekle, ama sakin dayanma, dik dur arkadasim,
bunu yapabilecegine, inaniyorum ve sana guveniyorum.
Basaracaksin,
Sagligini bozmadan cukulata yemegiiii...
Sonsuz sevgiler....
Ece// October 26 Kanser Hakkında bir kac seyNedir? Kanser anormal hucrelerin kontrolsuz cogalması ve yayılması ile karakterize, tedavi edilmediği takdirde ölümle sonuçlanan, bir grup hastalıktır. Sebebi nedir? Çevresel ve içsel nedenler olarak ikiye ayrılabilir.Çevresel nedenleri kimyasal, radyasyon, virusler vs olarak sıralayabiliriz.İçsel olanlar ise, kalıtsal mutasyonlar ve diğer genetik nedenler vs. Hangi organlarda kanser olur? Tüm Vucuttaki doku ve organlarda kanser gelişebilir. İyi ve Kötü huylu tümör ne demektir? İyi huylu tümör kanser değildir. Başka bölgelere yayılmazlar. Tamamen çıkartıldığı zaman genellikle tekrarlamazlar. Kötü huylu tümörler ya da kanser ise komşu organ ve dokulara yayıldıgı gibi, lenf ve kan yoluyla uzak organlara da yayılırlar.Uzak organlarda ki yayılımına metastaz denir. (Çok sevdiğim bir kişi, zamanında kontrollerine gitmediği, gidemediği için bu yüzden göçtü gitti. Kanseri yenmek demek, onu unatmak demek olmamalı, kontrollerinizi asla ihmal etmemelisiniz. Zira, metastaz yaptıgı zaman, artık çok geç olmuş oluyor.) Kanser ne sıklıkla görülen bir hastalıktır? Erişkinlerde her yıl 100 000 nüfus için 150 ile 300 kişi kansere yakalanır. Ülkemizde her yıl 150 000 kişinin kansere yakalandığı tahmin edilmektedir. Kanserde de pek çok diğer hastalık gibi, başarı ve zaferin anahtarı, ERKEN TANI,TEŞHİS VE TEDAVİDİR.2006 yılından beri, 4 Şubat “Dünya Kanser” günü olarak belirlenmiştir.Büyükler kadar, çocukları da hedef alan bu hastalık, lösemi, lenfoma, merkezi sinir sistemi tümörleri, kemik, böbrek vs şeklinde kendini göstermektedir. Belirti ve Bulgular: Belirtileri ve bulguları kansewrin çeşidine göre değişiklik gösterse de, çocukluk kanserlerinin yüzde 85’i aşağıda ki belirtilerle ortaya çıkar. Bilgiler, “Türk Kanser Araştırma ve Savaş kurumu Derneği” Dokumanından alıntı yapılmıştır.
Bu belirtileri gösterenler hemen doktora götürülmelidir. Mamografi ve diğer erken teşhis yöntemlerinin hayat kurtardığını unutmayalım. Heryıl bu etkinliğe tam destek sağlayan AVON Ve Beşiktaş Belediyesi’ne bir bayan olarak teşekkür ediyorum. Detaylı bilgi ve destek için: www.avonmemekanseri.com , www.turkkanser.org.tr , i tıklayınız. Ücretsiz Meme Kanseri bilgilendirme hattı: 0 800 314 9999 (hafta içi hergün: 09.00-12.00 ve 13.30-17.30 arasında) Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu: (0312) 431 2950- 431 2951 October 15 Bu bebek bi harika da...Ruh Sagligi Bozuk Bir toplum olduk...Yok böyle bir gariplik!!!!!
Diğerlerinden iyisin diyor, bir akıllı;
Diğer akıllı da yaaaa deyip öldürüyor:))))))
Varmı böyle bir saçmalık...
Gözünün üstünde kaşın var....
Yaaaa, vaaay senigidi beni bilmez, al sana:))))))
Hahahaha...
Yetmedi mi, işte ikinci komiklik..Bazı gazetelerde alıp bu haberi ana sayfaya taşıyorrr...
Ey Medya aylarca, milleti M.K. cinayeti ile uyuttunuz...
İyi geldi dimi tatil...
Ohhh, ohhh ne ala memleket yarabbi:)))
Yakında, gündemin sıcaklıgından halkı uzaklaştırmak için, çakma haberler yapılırsa hiç şaşmayın...
Prim veriyoruz, reyting, tiraj yaptırıyoruz...
Sonra da kızıyoruz...
UYAN TÜRKİYEM,
uyan da senin için hazırlanan haber başlıklarıyla ebedi uykuya dalma!!!!
hayırlı olsun:)))
Burdan buyrun...
October 13 Hayatta en dayanamadigim tipler, yalancı ve kendini akilli sananlar....Herkesin zayıf noktaları vardır, bu da benim ki...
Yerli yersiz yalan dolan sallayanlara asla tahammülüm yoktur benim.
Bu tipler salt kendini akıllı sanırlar...
Derler ki kendilerince, nasılsa yer karşı taraf...
Karşı tarafta, sırf insan kırmamak ve kaybetmemek adına bu tip durumlarda, gerçeği görür ve görmezden gelir...
Ben Bu görmezden gelenlerden hiç olmadım, olmayacağım.
Hayat değmeyecek kişilerle harcanmayacak kadar değerli.
Burdan defalarca yazdım,
BENİM ABUKSABUK İLİŞKİLERLE İŞİM OLMAZ,
İNTERNETTEN ÖZELLİKLE KİMSEYLE ÖZEL İLİŞKİM OLMAZ,
NETTE BENİM İÇİN KİŞİ CİNSİYETİ YOKTUR,
YAŞI YOKTUR,
AYRICA SANAL KİŞİNİN ADRESİ VE KİMLİĞİ DE YOKTUR.
BANA BU TARZ YAKLAŞANLAR, ASLINDA YAKLAŞAMAZLAR.
AYRICA,
EVLİ BARKLI İNSANLARLA HİÇ İŞİM OLMAZ, BEN DEĞİLİM ORTAK NOKTA YOK.
OLSADA UMURUMDA DEĞİL !!!!
HERKES YERİNİ VE HADDİNİ BİLSİN,
ONA GÖRE DAVRANSIN.
BEN İNSANLARI, OKUMUŞ OKUMAMIŞ, KADIN ERKEK, YAŞLI GENÇ, ZENGİN FAKİR DİYE
KATEGORİZE ETMEM.
BEN İNSANLARI, BIR AD ALMAYA LAYIK OLACAK KISI VEYA LAYIK OLMAYAN KISI OLARAK
KATEGORİZE EDERİM.
BUNLARI BANA ELLİ DEFA TEKRARLATMAYIN,
BU DÜKKAN BÖYLE,
İŞİNE GELİRSE!
October 07 Bilgilendirme Etkinlik takvimi hakkindaHerkese Selamlar Slmlar herkese,
Arkadaşlar ,
küçük bir etkinlik takvimi düzenledim.
Tabii ki tüm aktiviteleri almadım....
SEÇMECE BUNLAR...
Sayfamda ki aktivite bolumunde yer alan linke tiklayinca herhafta çarşamba gibi bu takvimi yenilenmis bulacaksiniz..
Bikana kadar tabii ki:)
Haydi gulu gulu kullanalim:))))
Selamlar hepinize...
DUNYANIN 50 ILGINC TASARIMLI BINASI------alıntıdır---- Fransada ki bu saray ise, kumdan yapılmış kalelere benzemiyor mu:) Dunyanın cesitli yerlerinde bulunan degisik ve ilginc mimarili 50 binasini biraraya getirilmisler.
Aralarinda,kitap şeklinde tasarlanmis şehir kütüphanesi, kumdan kale gibi saray dan tutun,
depremde catlamis ve yikilmak üzere olan bir binaya kadar bi ton ilginclik var.
4 unu buraya tasidim, kalanlarini izlemek icin asagidaki linki tiklayin.
Pekin Olimpiyat Stadyumu, ÇİN October 05 Kendi blogunu hazırla :GirisSözverdiğim gibi basitce bir blog oluşturabilmek için neler gerekli, burada yazmaya başlayacağım.
Blog da neler yapılabilir? Ne paylaşılabilir....Bunları yavaş yavaş anlatacağım...Umarım yararlı olur...
Öncelikle neler paylaşabilirsiniz yazmalıyım...
-yazı
-müzik
-kitap
-grafik
-tasarım
-sizceleriniz
-fotograflarınız
-şiirleriniz
-beğendikleriniz
-beğenmedikleriniz
-küçük bir siz kısaca...
Başta bu yazdıklarım çok zormuş gibi gözükebilir... Değil aslında...
Sadece önerim internette bir dolu akıl veren plarform, forum, blog vs bulacaksınız...Bunların bir kısmı iyi niyetli olabilir, ancak çoğu size kaşığı ile verip sapı ile çıkartan cinsinden...Aman dikkat...Bi sürü html, css kod veriyorlar veya pc niz için akıl veriyorlar...Bunları alıp kullanırken çok çok dikkat edin....Birçoğu sizin pc nizi kendinin gibi kullanabilmesi için kapılar açıyor onlara...En iyisi bu...Bir kısmı trojen, truva atı vs gibi virüsler atıyorlar ve uzaktan sizin pc yi istediği gibi kullanıyor...ADSL hattınızı kullanıyor...Banka ve ödeme bilgilerinizi çalıyorlar...Neler neler...Bu yüzden çok dikkat edin...Asla demiyorum ama çoğu kodu doğru olduğuna emin olmadıkça kullanmayın...
Yine bir dolu site, blog size bir ton grafik, bedava resim, animasyon ve bunları yapmaya yarayacak programlar(software) desteği sağlıyor...Evet sağlıyor ama, bunlar guzelcene kimliğinizi de avlıyor...Bu yüzden kimlik avı filitreniz daima açık olsun...https:// başlıklı şifre girme adreslerini tercih edin, http:// yerine.Özellikle kredi kartı, banka bilgileri vs girerken sakın http:// başlıklı giriş sayfası kullanmayın. Bu şekilde gönderdiğiniz herşey internetteki herkesce görülebilir ve kötü amaçlı kişilerce kullanılabilir. Ben kendime bugüne kadar öyle ya da böyle zarar getirtmemeyi başardım.Elimden geldiğince sizin de zarar görmemeniz için deneyimlerimi anlatmaya çalışacağım. Umarım iyi ifade edebilirim, malum bunun okulunu okuyanlar var, iş olarak benimseyenler var...falan ben değilim..Sonuçta bende kendi dallarımda bilgisayar programlama gw basic, fortran vs okudum ama bu yeterli olmuyor. Teori pratik çok farklı, nette sörf yapmak daha da farklı.
Bu alana mümkün olduğunca yabancı kişi almayacağım artık, böylece güvenlik seviyemi korumuş olacağım. Size de aynısını yapmayı öneriyorum. Ayrıca, iyi niyetli olup gidip habire birilerine yorum falan yazmayın, sonra başınıza bela oluyorlar...Siz teşekkür ediyorsunuz, adamlar sizi kendi linkine bağlıyor..Bana oldu hala o mesajları silmekle uğraşıyorum..Her blok benim ki gibi, temiz olmuyor...Dikkat edin..Ayrıca, ağınızı gizli tutun. Neden mi? Şundan: Adamlar size ulaşamıyor diyelim, sizin arkadaşınızı kestiriyor gözüne, onu arkadaş ekliyor. Sizde ayarlarınızı, eğer "BU ALANI ARKADAŞIM VE GENİŞLETİLMİŞ AĞIM " diye ayarlarsanız, güzelcene sizin alana da girer oluyorlar. Siz yazıyorsunuz, onlar çalıp binlerce diğer alanda kendi yazıyormuş gibi kullanıyor. Aslında kullansın, bu önemli değil ama biz gibi az bilip emek harcayanlara küfür gibi birşey bu. Nelere rastladık, nelere...Adam benim 5 cümleyi aldı, ve aldığını açık açık yazdı, neymiş bu yaz yeni romanına başlayacakmış bu fikri genişletmek istiyormuş...Yani böyle komediler..Beynin nerde, otur yaz..Tabi bu en iyi olan...Daha bir sürü zarar veriyorlar..Siz anlayamıyorsunuz, taaa sonradan fark ediyorsunuz ki bu da sizi delirtiyor...
Sonra, bazıları bu işin ticaretini yapıyoronlar, o da ayrı sorun. Elli tane kimlik üretiyor, siz de önce anlayamıyorsunuz, sonra bakıyorsunuz ki adamın 50 tane kukla hesabı var ve gerçek kukla da
"SİZ"
oluyorsunuz tabi:)
ben bu anlatımlar için bir ayrı alan kullanmayı düşünüyorum, linkini buraya atacağım sizde tıklayarak rahatca okuyabileceksiniz.
Bunun nedeni şu:Tüm yazıları bu alana koyarsam, çok ağır olup sayfam açılmayabilir. Bu yüzden bu benim ana alanım olacak.
Rehber gibi, bir liste koyacağım şimdi. Bu liste de her farklı satır size yeni bir konu okuma fırsatı verecek.Böylece az da olsa bildiklerimi size aktarabilmiş olacağım.zamanla yorumları da açacağım, sorusu olan yazabilecek. Bende dilim döndüğünce soruları yanıtlamaya çalışacağım.Bu konularda bilgilenmek isteyen arkadaşlarınız varsa, bana alan kimliklerini yazın ben eklerim onları ağıma. Çünkü onlar istesede beni ekleyemez, izinler kapalı. Öyle ayarlamıştım...Malum güvenlik...
NEREYE YAZACAĞIZ BU KİŞİLERİN ALAN KİMLİKLERİNİ YER YOK DİYORSUNUZ SANIRIM: Şöyle cevaplıyayım:profilimde not bölümü sadece ağımda ki kişilerin bana not bırakabileceği şekilde ayarlanmıştır. Buraya not yazabilirsiniz. Güvenli bir konuk defteri bulana ya da hazırlayana kadar bu alana konuk defteri eklemeyeceğim. Dolayısıyla, not bölümlerine yazın.Herhangi bir blog postasıyla ilgili sorunuz olursa, bu blogun sayfanın tepesinde yazan adres çubuğunda ki, http://cok-inatciyim.spaces.live.com/......blog entry bölümünü kes yapıştır şeklinde not bölümüne atıp, altına da sorunuzu ekleyebilirsiniz. Bana mail de atamazsınız burdan, o da kapalı. Sizde alanınıza bağlı hotmaili asla haberleşmek için kullanmayın ya da filitre ve gölge hesaplar yaratarak kullanın. Yani şimdilik kullanmayın.
Listenin adı: Kendi Blogunu Yap
olacak.Bu gecelik böyle bir giriş yapmış olalım.
HEPİNİZE HAYIRLI GECELER DİLİYORUM...
Haylaz
October 02 Meşhur kurabiyelerimin sırrını açıklıyorum...Evet...Gökşin özellikle bu senin için:) Malzemeler 500 gr un (4 su bardagı)
1 çorba kaşığı tuz
1 paket kabartma tozu
1 çorba kaşığı sirke
250 gr katı margarin
(oda sıcaklığında yumuşatılmış)
2 adet yumurta
200 gr beyaz peynir
zeytin ezmesi
1 çorba kaşığı kırmızı biber
Üstü için:
çörek otu
susam
2 yumurta sarısı
Ek malzemeler:
Hamur kesme aletleri
silikon merdane
silikon sürme fırçası
Hazırlanışı:
Unu, tuzu ve kabartma tozunu eleyin. Ortasını havuz biçiminde açın.Sirke, margarin ve yumurtaları ilave edip yoğurarak yumuşak ve pürüzsüz bir hamur hazırlayın.hamuru 3 e bölün. Bir kısmına ufalanmış peynir, diğer kısımlara zeytin ezmesi ve kırmızı biberi katın. Kullanacağınız malzemenin çeşidine göre hamuru ayırmanız gerekiyor.hamurları ayrı ayrı yoğurun ve malzemeyi özümsemesini sağlayın.3 parça hamuru birer buzdolabı poşetine koyun.Buzdolabında 15-20 dk hamur kolayca açılacak sertliğe ulaşana kadar bekletin.Daha sonra hamur parçalarını sırasıyla çıkarıp silikon merdane ile yarım santim kalınlığında açın. Arzu ettiğiniz gibi kesme araçlarıyla dilediğiniz biçimde kesin.
Tip:
gerçekleştirebilirsiniz.
Kestiğiniz kurabyeleri fırın tepsisine, pişirme kağıdı üzerine yerleştirin.2 yumurtanın sarısını ayırın, (bu yumurtalar hamura katılandan ayrı, onları hamura katıyorsunuz tam olarak.) ve silikon fırça ile kurabiyelerin üzerlerine sürün. Rahatça sürebilirsiniz, altta yağlı kağıt olduğundan yapışma gibi problemler yaşamıyorsunuz. Sıra geldi, çörek otu ve susamı kuabiyelerin üzerine serpmeye...Bu işlemden sonra, artık onları fırına verip beklemekten başka işiniz kalmıyor...
200 dereceye önceden ısıtılmış fırında, 15-20 dk üzerleri kızarıncaya kadar çişirin.Her fırının gücünün farklı olduğu düşünülürse, önce deneyin sonra ki yapışlarda kendi sürenizi belirleyin. Yapınca beni de çağırmayı unutmayın:))))
Afiyet olsun...
Tip 2: İşte en güzeli...Bundan istediğiniz kadar yapın...Atın derin dondurucuya...Tabi katlar arasına yağlı kağı koyun yine ki, birbirine yapışmasın. Sonra canınız istedikçe çıkarın dondurucudan, sürün yumurtayı, ekin çörek otu vs. yi, atın fırına...Süper oluyor...
October 01 TV dizileri...Rtuk...Tvler ve telifler...Tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan...
Son günlerin dillere pelesenk olan konusu, Tv dizilerine konacak şifre uygulaması??? Bu tip uygulamalar bana şunu hatırlatıyor... Hani bazı anneler çocuklarını sıkar, onu izleme bunu yapma, şuraya gitme, bundan içme...Ya da daha eskilere gidersek, tahta perdeler arkasından bakışmalar, Haliçte yürüyüşte mendiller atmalar, falan...Sonuç??? Bu denli kısıtlanan özgürlük, bu denli benlikleri yokediş???Ne işe yaramış???Bence hiç...Çocuğunu iyi yetiştiremezsen, onda ki değer yargılarını yapılandıramazsan, bakış açısında aile kıstaslarını oturtamazsan, ister dizi şifrele, ister dizini döv, ister saçını başını yol!!! Tüm bu olanlar 21.yy da oluyor...Yani artık çocuk anne karnında iken karakter vs anlamında gelişimlerini yapılandırmaya başlıyor, bunu bilim doğruluyor...Biz de ve bazı muhafazakar kesimlerde ise hala orta çağ gericilik zihniyetleri halka dikte ettirilmeye çalışılıyor???Nerde kaldı özgürlük, sağduyu, eğitim??falan...Halka böyle pekçok konuda yapması gerekenler empoze edilecekse, kimse ne okusun, ne düşünsün, ne seyretsin ve ne de isim alsın...
Herkonuda çürük elmalar yokmu??? Çocukluk dönemlerimizde bazı sinemalar vardı, sadece sex filimleri oynatan...Kendini bilenler gitmezdi onlara...Şimdi nerdeler onlar???Yoklar...Neden???Çünkü yasaklamalar toplum genelinde azalıyor ve toplumun cinselliğe bakış açısı gün geçtikçe farklılaşıyor...Ve kimse bu tarz suni ortamlarda olmak istemiyor...Bu görüşe çok sivri gözüyle bakanlar olacak tabi ki aranızda...Ama, gerçek...Digital platformlarda bile en ucuz üyelikler sex kanalları...Çünkü talep yok!!!Gerek de yok!!! Konu doğal, sunileştirdikçe bence itici oluyor...Aynı konu çizgi filimler içinde geçerli...Çocuk o çizgi filmi seyretmesin???Neden...Sen eğer çocuğunu iyi eğitebiliyorsan, çocuk o çizgi filmi seyretsin, hatta özellikle o çizgi filmi seyretsin ki İYİYLE KÖTÜ ARASINDAKİ FARKI ayrımsayabilsin. Ancak ozaman kişilikli bir çocuk yetiştirdiğini anlayabilirsin...Aksi, kukla çocuk olur ve sonunda o kukla gerçek bir de pinokyo olur...Kavram kargaşası arasında yalan dolan büyür gider ve dikte eden olmazsa bir hiç olarak doğar ve ölür, BÜYÜMEZ:D
****
Konunun bir diğer boyutu da şu...Bu dizilerin pek çoğu toplumsal gerçeklerden yola çıkarak hazırlanıyor...İnsanlar dünyayı yeniden keşfetmiyor...Bu dünya var zaten...Olsa olsa Amerikayı keşfedenler var:DYani şimdi özellikletürkiye tv lerinde hangi dizi toplumsal gerçekleri yansıtmıyor???Adam senaryoyu hiç olmayan konularda mı oluşturuyor???Yoooo...Var bu konular...Yaşanıyor...Ozaman, tavuk ve yumurta ikilemi oluşmuyor mu?? Yani X dizisi var olduğu için mi toplumda ki X dizisinde ki davranışlar çoğalıyor??Yoksa X dizisi var çünkü toplumda bu tarz davranışlar da mı var??? Bu bir etkileşim...Yani sen sigara üretimini ve tütün denen bitkiyi ekenleri dünya yüzünden silmediğin müddetçe, istediğin kadar tv de üstüne bant attır...Fark etmez...Bu bir özgür irade seçimi...Kısıtlamak değil, seçimlere izin vermek gerek...İzin verildiği gibi saygı duyulması da gerekiyor, bence...Aynı konu ötenazi içinde geçerli...Bireylerin özgür seçimlerine saygı duyulması gerekir...Birinin özgürlüğü kısıtlanmasın diye diğerinin kini kısıtlayamazsın...Bunun sonucu halk hareketlerine kadar gider...
*****
Gelelim, telif konusuna...Tv dizilerinin son yıllarda ki garip durumu ortada...Bir ton insan birleşiyor, birşeyler yapıyor, ama iyi ama kötü... 1 ya da 2 hafta veriliyor...Daha bu roman da ki intro bölümü!!! Daha kimse ne olduğunu anlamadan, tak dizi çöpe!!! Niye??? Reyting??? Kim ki bu reyting??? Ne ki??? Kim belirliyor??? Yakın zamanda bir dizi vardı...Gece Gündüz diye...Süper di...Pek çok arkim seyrediyordu ve hoş vakit geçiriyordu, ben de dahil...Ne oldu??? Pat dizi mutsuz sona ulaştı!!!Neden? Son derece güncel ve light biçimde harika bir kadro ile oynuyorlardı...Reytinglere bakınca, durum kötü??Bence reytingler digital platformların objektif seyrediş istatistiklerine göre belirlenmeli...Bugün hemen hemen her evde Kablolu tv, digitürk ya daD-smart var...Hatta bu istatistikler yakın zamanda adsl ve web üstünden yapılır olmalı...Herkes gidiyor mersine, bazı sivriler ise hala tersine???
Durum böyle olunca, dizileri yapanlar ya da programcılar zarar etmeğe başladı!!! İş yapılamamaya başlandı...Yapanlar hep aynı yapım şirketleri dikkat edilirse...Adeta tekel!!! Bunca kişi bu konuda ki üniv. den mezun oluyor...Niye bu işleri yapamıyorlar??? Çünkü piyasa tekel koşulları var...Neden, sorun maddi!!!Millet sinemalara bile gitmez oldu...Devlet vermesi gereken desteği vermiyor ve veremiyor...Ne yapsak, ne etsek derken, konu geldi dayandı tv şifrelemeye oturdu kaldı...
Korkarım yakın zamanda olmasa da bunun sonucu anti demokratik bir toplumsal uygulama ve tv ekranına taşınan paralı film dizi izlemelere varacak...
BİNDİK BİR ALAMETE, SANKİ GİDİYORUZ KIYAMETE:))) September 30 HAFTASONU ETKİNLİK TAKVİMİ FİLM
COCO CHANEL
“Coco Chanel & Igor Stranvinsky” büyük bir aşk hikayesi.
Kariyerinin henüz başında olan Coco Chanel bir akşam
Igor Stravinsky adlı Rus bestecinin hazırladığı bir operanın ilk gösterimine gider.
Çağı için fazla modern bulunan eser, seyirci tarafından yuhalansa da
Coco müzisyenin notaları arasında yatan dehayı fark eder ve Stravinsky’den çok etkilenir....
DANS
İstanbul DANS FESTIVALI .
Geniş bilgi ve program takvimi için:
SERGİ TENEKE OYUNCAKLAR SERGISI
Benim gibi hala gitmemis olanlar icin harika bir fırsat. Yalvac Ural ın Koc Muzesi Fenerbahce Vapuru'nda gösterimde olan sergisi, yogun talep uzerine 25.10.2009 a kadar uzatılmıs.Bende cok ıstedigim halde gidememıstım.Benim gibi olanlara ıste bir fırsat:)
www.rmk-museum.org.tr
Adres: Hasköy Cad. No:5 Hasköy 34445- İstanbul 0212 369 66 00-01-02
Özellikle ogrenci , cocuk ruhunu kaybetmeyenler ve gecmişlerine sahip çıkmayı sev...Sergi detayi icin burayi okuyunuz...
FESTİVAL
TİYATROLAR BULUSMASİ
15 ozel tiyatronun katildigi ve 15.10.2009 ile 07.11.2009 arasinda devam edecek
ve
bu sene ikincisi duzenlenecek olan
TİYATROLAR BULUSMASİ
15.ekimde AKATLAR Kultur Merkezinde baslıyor.
Etkinligi Beşiktas Belediye si duzenliyor.
FUAR
PRINT ART 2009
Basılı Ürünler, Grafik Ürünler, Tasarımlar, Basılı Ürün Teknikleri, Kağıt ve Karton Ürünler ve Reklamcılık
Lütfi Kırdar, Harbiye
18.10.2009 son gün, unutmayın...
organizatör:interteks
16.10.2009 -CUMA
BEDUK Konseri
Son zamanlarin en iyi cikis yapan sanatcisi bence
BEDUK...
Sadece bence degil MTV muzik odulleri icin aday olduguna bakilirsa,
pek cok insanda ayni kanida..
Sezonun işlk konserini bu gece, İyi yemek, iyi müzik sloganıyla tanınan Otto Santral verecek.
Biletler biletix de...
Ottosantral hakkında dusuncelerimi burdan okuyabilirsiniz.
0 212 252 65 88
Shekespeare Müzikali
Oyun ATÖLYESİ SAHNESİ
Haluk BİLGİNER, Evrim ALASYA, vs.
Biletler:40 TL Tam/30 TL Öğrenci
Dr.Esat Işık Cad. Moda, Kadıköy
0 216 345 39 39
sa:20.30
AŞK SÖZLERİ
Muammer Karaca Tiyatrosu
Biletler biletix de
İstiklal Cad ,Karaca sok ,Tünel
0 212 251 89 89
sa:20.30
17.10.2009 -CMTS
MİNİATURK te satranca varmısınız?
Çocukları oldugu kadar buyukleri de mutlu edebilecek bir aktivite olan satrancı birde miniaturk te denemeye varmısınız?
18.10.2009 -PAZAR
NIKE la PAZAR KOSUSU na var mısınız?
|
|
|